:.. Discovery Channel’in Binası :) ..:

Arrow Discovery’nİn İlgİnÇ Bİnasi



EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

:.. Estetik Mucizesi ..:

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

:.. Yalan makinesi nasıl çalışır? ..:

Yalan makinesi nasıl çalışır?

Televizyondan veya gazetelerden, bizde pek olmasa da AB D’de polis sorgulamalarında gerektiğinde bir sanığın yalan makinesine bağlanarak, doğruyu söyleyip söylemediğinin kontrol edildiğini görmüş veya okumuşsunuzdur. Hatta ABD’de FBI veya CIA gibi çok önemli devlet görevlerine alınmaya aday memurlara da bu test uygulanmaktadır.
Tolygraph’ denilen bir alet ile sanığa 4-6 adet sensör bağlanır. Bu sensörlerden gelen çeşitli sinyaller, dönmekte olan bir kağıdın üzerine grafik olarak kaydedilir. Bu sensörlerle sanığın,
• Nefes alış hızı.
• Nabzı.
• Kan basıncı (tansiyonu).
• Terleme miktarı.
kayda alınır. Bazı yalan makinelerinde kol ve bacak hareketleri de kaydedilir.
Yalan makinesi testi başladığında, sanığa önce 3 veya 4 basit soru sorulur. Bu şekilde sanığın verdiği sinyallerin düzeni öğrenilir. Daha sonra gerçek sorular sorulmaya başlanılır ve sinyaller kayda alınmaya devam edilir.
Test süresince ve sonrasında bir uzman grafikleri sürekli.
kontrol altında tutarak, hangi sorularda sinyallerin değiştiğini tespit eder. Kalp atışının hızının artması, tansiyonun yükselmesi ve terleme genellikle yalan söylemenin belirtileridir. İyi eğitilmiş bir uzman grafiklere bakınca nerede yalan söylendiğini derhal anlayabilir.
Her şeye rağmen, insanların soruları yorumlamaları ve tepkileri farklı olduğundan, yalan söylerken farklı davranabildikle-rinden, bu test mükemmele ulaşmış değildir, bazen yanıltıcı olabilir ve kesin delil kabul edilmez.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

:.. Tubitak’ın Verilerine Göre ..:

Tübitak’taki verilere göre “okunabilen” en büyük sayı:
99999999999999999999999999999999999999999999999999 99
99999999999999999999999999999999999999999999999999 999
99999999999999999999999999999999999999999999999999 999
99999999999999999999999999999999999999999999999999 999
99999999999999999999999999999999999999999999999999 999
99999999999999999999999999999999999999999999999999 999
99999999999999999999999999999999999999999999999999 999
99999999999999999999999999999999999999999999999999 999
999999999999999999999999999
450 basamaklı
okunuşu ise:
dokuz yüz doksan dokuz senoktokatragintilyon dokuz yüz doksan dokuz senseptenkatragintilyon
dokuz yüz doksan dokuz sensexkatragintilyon dokuz yüz doksan dokuz senkenkatragintilyon
dokuz yüz doksan dokuz senkattuorkatragintilyon dokuz yüz doksan dokuz sentrekatragintilyon
dokuz yüz doksan dokuz sendokatragintilyon dokuz yüz doksan dokuz senunkatragintilyon
dokuz yüz doksan dokuz senkatragintilyon dokuz yüz doksan dokuz sennovemtrigintilyon
dokuz yüz doksan dokuz senoktotrigintilyon dokuz yüz doksan dokuz senseptentrigintilyon
dokuz yüz doksan dokuz sensextrigintilyon dokuz yüz doksan dokuz senkentrigintilyon
dokuz yüz doksan dokuz senkattuortrigintilyon dokuz yüz doksan dokuz sentretrigintilyon
dokuz yüz doksan dokuz sendotrigintilyon dokuz yüz doksan dokuz senuntrigintilyon
dokuz yüz doksan dokuz sentrigintilyon dokuz yüz doksan dokuz sennovemvigintilyon
dokuz yüz doksan dokuz senoktovigintilyon dokuz yüz doksan dokuz senseptenvigintilyon
dokuz yüz doksan dokuz sensexvigintilyon dokuz yüz doksan dokuz senkenvigintilyon
dokuz yüz doksan dokuz senkattuorvigintilyon dokuz yüz doksan dokuz sentrevigintilyon
dokuz yüz doksan dokuz sendovigintilyon dokuz yüz doksan dokuz senunvigintilyon
dokuz yüz doksan dokuz senvigintilyon dokuz yüz doksan dokuz sennovemdesilyon
dokuz yüz doksan dokuz senoktodesilyon dokuz yüz doksan dokuz senseptendesilyon
dokuz yüz doksan dokuz sensexdesilyon dokuz yüz doksan dokuz senkendesilyon
dokuz yüz doksan dokuz senkattuordesilyon dokuz yüz doksan dokuz sentredesilyon
dokuz yüz doksan dokuz sendodesilyon dokuz yüz doksan dokuz senundesilyon
dokuz yüz doksan dokuz sendesilyon dokuz yüz doksan dokuz sennovemtilyon
dokuz yüz doksan dokuz senoktotilyon dokuz yüz doksan dokuz senseptentilyon
dokuz yüz doksan dokuz sensextilyon dokuz yüz doksan dokuz senkentilyon
dokuz yüz doksan dokuz senkattuortilyon dokuz yüz doksan dokuz sentretilyon
dokuz yüz doksan dokuz sendotilyon dokuz yüz doksan dokuz senuntilyon
dokuz yüz doksan dokuz sentilyon dokuz yüz doksan dokuz novemnonagintilyon
dokuz yüz doksan dokuz oktononagintilyon dokuz yüz doksan dokuz septennonagintilyon
dokuz yüz doksan dokuz sexnonagintilyon dokuz yüz doksan dokuz kennonagintilyon
dokuz yüz doksan dokuz kattuornonagintilyon dokuz yüz doksan dokuz trenonagintilyon
dokuz yüz doksan dokuz dononagintilyon dokuz yüz doksan dokuz unnonagintilyon
dokuz yüz doksan dokuz nonagintilyon dokuz yüz doksan dokuz novemoktogintilyon
dokuz yüz doksan dokuz oktooktogintilyon dokuz yüz doksan dokuz septenoktogintilyon
dokuz yüz doksan dokuz sexoktogintilyon dokuz yüz doksan dokuz kenoktogintilyon
dokuz yüz doksan dokuz kattuoroktogintilyon dokuz yüz doksan dokuz treoktogintilyon
dokuz yüz doksan dokuz dooktogintilyon dokuz yüz doksan dokuz unoktogintilyon
dokuz yüz doksan dokuz oktogintilyon dokuz yüz doksan dokuz novemseptuagintilyon
dokuz yüz doksan dokuz oktoseptuagintilyon dokuz yüz doksan dokuz septenseptuagintilyon
dokuz yüz doksan dokuz sexseptuagintilyon dokuz yüz doksan dokuz kenseptuagintilyon
dokuz yüz doksan dokuz kattuorseptuagintilyon dokuz yüz doksan dokuz treseptuagintilyon
dokuz yüz doksan dokuz doseptuagintilyon dokuz yüz doksan dokuz unseptuagintilyon
dokuz yüz doksan dokuz septuagintilyon dokuz yüz doksan dokuz novemsexagintilyon
dokuz yüz doksan dokuz oktosexagintilyon dokuz yüz doksan dokuz septensexagintilyon
dokuz yüz doksan dokuz sexsexagintilyon dokuz yüz doksan dokuz kensexagintilyon
dokuz yüz doksan dokuz kattuorsexagintilyon dokuz yüz doksan dokuz tresexagintilyon
dokuz yüz doksan dokuz dosexagintilyon dokuz yüz doksan dokuz unsexagintilyon
dokuz yüz doksan dokuz sexagintilyon dokuz yüz doksan dokuz novemkenquagintilyon
dokuz yüz doksan dokuz oktokenquagintilyon dokuz yüz doksan dokuz septenkenquagintilyon
dokuz yüz doksan dokuz sexkenquagintilyon dokuz yüz doksan dokuz kenkenquagintilyon
dokuz yüz doksan dokuz kattuorkenquagintilyon dokuz yüz doksan dokuz trekenquagintilyon
dokuz yüz doksan dokuz dokenquagintilyon dokuz yüz doksan dokuz unkenquagintilyon
dokuz yüz doksan dokuz kenquagintilyon dokuz yüz doksan dokuz novemkatragintilyon
dokuz yüz doksan dokuz oktokatragintilyon dokuz yüz doksan dokuz septenkatragintilyon
dokuz yüz doksan dokuz sexkatragintilyon dokuz yüz doksan dokuz kenkatragintilyon
dokuz yüz doksan dokuz kattuorkatragintilyon dokuz yüz doksan dokuz trekatragintilyon
dokuz yüz doksan dokuz dokatragintilyon dokuz yüz doksan dokuz unkatragintilyon
dokuz yüz doksan dokuz katragintilyon dokuz yüz doksan dokuz novemtrigintilyon
dokuz yüz doksan dokuz oktotrigintilyon dokuz yüz doksan dokuz septentrigintilyon
dokuz yüz doksan dokuz sextrigintilyon dokuz yüz doksan dokuz kentrigintilyon
dokuz yüz doksan dokuz kattuortrigintilyon dokuz yüz doksan dokuz tretrigintilyon
dokuz yüz doksan dokuz dotrigintilyon dokuz yüz doksan dokuz untrigintilyon
dokuz yüz doksan dokuz trigintilyon dokuz yüz doksan dokuz novemvigintilyon
dokuz yüz doksan dokuz oktovigintilyon dokuz yüz doksan dokuz septenvigintilyon
dokuz yüz doksan dokuz sexvigintilyon dokuz yüz doksan dokuz kenvigintilyon
dokuz yüz doksan dokuz kattuorvigintilyon dokuz yüz doksan dokuz trevigintilyon
dokuz yüz doksan dokuz dovigintilyon dokuz yüz doksan dokuz unvigintilyon
dokuz yüz doksan dokuz vigintilyon dokuz yüz doksan dokuz novemdesilyon
dokuz yüz doksan dokuz oktodesilyon dokuz yüz doksan dokuz septendesilyon
dokuz yüz doksan dokuz sexdesilyon dokuz yüz doksan dokuz kendesilyon
dokuz yüz doksan dokuz kattuordesilyon dokuz yüz doksan dokuz tredesilyon
dokuz yüz doksan dokuz dodesilyon dokuz yüz doksan dokuz undesilyon
dokuz yüz doksan dokuz desilyon dokuz yüz doksan dokuz nonilyon
dokuz yüz doksan dokuz oktilyon dokuz yüz doksan dokuz septilyon
dokuz yüz doksan dokuz seksilyon dokuz yüz doksan dokuz kentilyon
dokuz yüz doksan dokuz katrilyon dokuz yüz doksan dokuz trilyon
dokuz yüz doksan dokuz milyar dokuz yüz doksan dokuz milyon
dokuz yüz doksan dokuz bin dokuz yüz doksan dokuz

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

:.. İskambil Kağıtlarının Anlamı ..:

İskambil kağıtlarındaki şekillerin anlamı nedir?
Oyun kartlarının nerede ve ne zaman ortaya çıktığı tam olarak bilinmiyor. 7. ve 10. yüzyıllar arasında Çin’de ortaya çıktığı ve 13. yüzyılda Marco Polo tarafından Avrupa’ya getirildiği tahmin ediliyor. Hindistan’dan veya Arabistan’dan geldiğini ileri sürenler de var arna bugünkü şekilleriyle kullanılmalarının 14. yüzyıl Fransa’sına dayandığı kesin gibi.
O tarihlerde, Fransa’da dört sınıf vardı ve iskambil kağıtlarındaki kupa, maça, karo ve sinek bu dört sınıfı temsil ediyordu. Kupa bir kalkanı andıran şekli ile asil sınıfı ve kiliseyi, maça bir mızrağın ucunu çağrıştıran şekli ile orduyu, karo ticari deniz işletmelerinin eşkenar dörtken kiremitlerinden esinlenerek orta sınıfı, sinek ise yonca yaprağına benzeyen şekli ile köylüyü temsil ediyordu. Bugün briç, poker veya benzeri oyunlarda, kupanın en değerli, sineğin ise en değersiz kart olmasının nedeni işte bu sınıflamadır.
Aslında bizde papaz adı verilen kartın adı İngilizce’de kral (king), kızın ise kraliçedir (queen). Vale veya oğlan için ilk zamanlarda düzenbaz anlamına gelen ‘knave’ kelimesi kullanılırken, günümüzde ‘jack’ ismi kullanılmaktadır. Yani yabancı kartlarda kral ve kraliçe evli iken, bizde biraz yaşlı görülerek krala papaz adı verilmiş, kraliçeye de ‘kız’ denilerek oğlana layık görülmüştür.
Bazı ülkelerde oyun kartlarında değişik isim ve semboller kullanılmasına rağmen, en yaygın olanı Fransızların kullandıklarıdır. Fransızlar ‘maça’ şeklini mızrağa benzeterek ‘pique’ adını vermişlerdir. İngilizce’de ise aynı anlamdaki ’spades’ kelimesi kullanılmaktadır. Her ne kadar bir kalkanı andırdığı için asil sınıfı temsil ettiği ileri sürülse de ‘kupa’ klasik bir kalp şeklidir. Bu nedenle Fransızlar ona ‘coeur’, ingilizler ise ‘heart’ adını vermişlerdir.
‘Karo’ için Fransızca’da kare anlamındaki ‘carreau’ kullanılırken İngilizler elmas anlamındaki ‘diamond’u tercih etmişlerdir. Bizim ’sinek’ dediğimiz şekil ise çok açık üç yapraklı bir yoncadır. Fransızlar bu anlamdaki ‘trefle’ kelimesini kullanırlarken, İngilizler ‘club’ (kulüp) ismini kullanmışlardır.
İşte bu nedenle briç oyuncuları ‘maça’ya ‘pik’, ‘kupa’ya ‘kör’, ’sinek’e de ‘trefli’ derler, zaten aslına uygun olan ‘karo’yu da olduğu gibi kullanırlar. Birli, papaz, kız ve oğlan için kullanılan as, rua, dam ve vale isimleri de yine Fransızca karşılıkları As, Roi, Dame ve Valet kelimelerinden dilimize geçmiştir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

:.. Piton Nasıl Geyiği Yer ? Şekil 1 A | Videolu anlatım ..:

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=LDZwggWN_WY]

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

:.. Dünyada evlenme çeşitleri ..:

Varsayılan Dünyada evlenme çeşitleri


ÇİN
Damadın ailesi astroloji uzmanına başvurarak evlenmeyi düşünen çift hakkında yorum ister. Eğer astroloji uzmanının hazırladığı horoskopu damadın ailesi uygun bulursa, çocuklarının doğum saatini ve tarihini kızın ailesine göndererek, aynı işlemi onların da yapmasını ister. Gelinin ailesine verilecek hediyeler arasında ‘çay’ önemli bir yer tutar. Düğünden önce damat evlilik yatağını hazırlar ve üzerine portakal, fıstık ve çeşitli meyvelerden koyar. Ailenin küçük çocukları yatağın üzerine oturtulur ve meyvelerle oynamalarına izin verilir. Yatağın üzerinde ne kadar çok çocuk olursa o kadar çok doğurganlığı sembolize eder. Gelin düğünde kırmızı ayakkabı giyer ve kırmızı duvak örtünür. Nedimelik yapan bayanlar gelinin horoskopuyla uyumlu doğum yılına sahip kişilerden seçilir. Ayrıca Ay takviminin 7. ayının son 15 gününde evlenmenin uğursuz olduğuna inanılır; çünkü o dönemde cehennemin kapısının açılıp kayıp ruhların serbest kaldığına inanırlar.

HİNDİSTAN

Damat gelinin kıyafetinden sorumludur. Gelin; bildiğimiz beyaz gelinlik yerine, “sari” denilen özel bir giysi giyer. Törene gelirken gelinin üzerinde gündelik kıyafetler vardır, daha sonra kocasının kendisine sunduğu kıyafeti giyer.

İSRAİL

Musevilere göre düğünlerde içi cam parçalarıyla dolu bir beze basmak Kudüs’teki kutsal tapınağın yokoluşunu sembolize ettiğinden yerleşmiş bir gelenek halini almıştır. Törende cam kırmakta hayattaki mutluluğu ve üzüntüyü sembolize ediyor.

KORE

Kore’de evlilik geleneklerinde ördek ve kaz önemli bir yer tutmaktadır. Eskiden, damatlar arkalarında kaz taşıyarak beyaz bir atın üstünde gelinin evine giderlerdi. Günümüzde ise sembolik olarak tahta kaz kullanılmaktadır. Bir başka geleneğe göre de düğünden sonra, bir çift tahta ördek yeni çiftin evine yerleştirilir, eğer ördekler karşılıklı konursa çift iyi geçiniyor, ters konursa çiftin kavga ettikleri anl¤¤¤¤¤ gelir.

İSKOÇYA

Gelin düğünden bir gece önce aile büyüklerinin ortasına oturur ve onlara ayaklarını yıkatır. Bu gelenek çiftin mutluluk yolunda yürümelerini sembolize eder. Düğünde ise gelin iki ayakkabısına da bozuk para koyar.

AFRİKA

Afrika’nın bazı bölgelerinde damat adayı kızı ailesinden istedikten sonra kızın ailesi kabul ederse, gelin adayına para ve fıstık verir. Gelin fıstığı damatla bölüşür, çiftin birleşmesine yardımcı olan aracıya da bir parça verilir. Bu komşulara ve akrabalara düğün daveti anl¤¤¤¤¤ gelir.

VİKİNGLER

Vikingler zamanında evlilikler açık arttırma şeklinde yapılıyordu. Damat adayı gelin adayı için kızın babasına fiyat teklif eder ve bu fiyat üzerinden pazarlık yapılırdı. Belirlenen para miktarı çeyiz için kullanılırdı. Ayrıca gelinin sağ ayağına babası gümüş, sol ayağına da annesi altın takardı ve bu gelenek çiftin hayatları boyunca altın ve gümüş sıkıntısı çekmemeleri dileğini temsil ederdi.

BELÇİKA

En önemli gelenekleri mendile isim işlemektir. Gelinin ailesinde, kızın adının işlenmiş olduğu mendil vardır ve bu mendil düğüne ¤¤¤ürülerek davetlilere gösterilir. Bu mendil düğünden sonra kızın ailesinin evine geri getirilir ve gelinin kız kardeşi varsa onun adı işlenerek yine evde sergilenir.

İNGİLTERE

İngiliz geleneklerinin en başında kilisede çan çalmak gelir, bu şekilde kötü ruhların kovulduğuna inanılır. Gelin ve damat kiliseye girerken ve çıkarken çanlar çalınır ve davetliler çifte çiçek atarlar.

FİNLANDİYA

Finlandiyalı gelinler düğünde el yapımı altın bir taç takarlar. Törenden sonra bekar genç kızlar gelinin etrafında toplanır. Gelin, genç kızlar arasından birini seçerek altın tacını ona verir, seçilen kızın ondan sonra evleneceği düşünülür.

FRANSA

Evlenecek çiftlerin törende yer alacak çiçeklerini davetliler getirir. Bir ilginç gelenek de; gelin ve damadın, evlilik günlerinde kullanılan ve nesilden nesile aktarılan evlilik kabından şarap içmesidir.

BOSNA - HERSEK

Ülkenin bazı bölgelerinde evlenme çağına gelmiş gelin adayını isteyen damat adayı kız evine yemeğe davet edilmekte ve ailenin büyükleri ile söz konusu evlilik hakkında tartışmaktadır. Kızın aile büyükleri damat adayı hakkında bir karara vardıktan sonra kahve ikr¤¤¤¤¤ geçilir. Kahve şekerli ise damat adayı evlilik için uygun görülmüştür, ancak kahve sade ise damat adayı reddedilmiş demektir.

BULGARİSTAN

Erkek, sevdiği kızı ailesinden istemek için en yakın arkadaşıyla kızın evine gider. Giderken yanında “rakia” denilen özel bir ev viskisi ve “zdravet” adı verilen yeşil çiçeklerden küçük bir buket ¤¤¤ürür. Bu çiçek mutluluk, sağlık ve zenginliği temsil etmektedir. Bunun yanısıra kıza ve babasına ufak hediyeler verir. Baba evin reisi olduğundan içkiyi kendisi ikram eder. Damat adayını beğenir ve evliliği onaylarsa kızına dönüp 3 kez evliliğe hazır olup olmadığını sorar. Kız evet derse kızın ailesi de erkeğin ailesine hediyeler yollar. Nişan töreni kızın ailesinin evinde yapılır. Bu tören bir tatil günü ya da Pazar günü düzenlenir. Düğünden önceki Perşembe günü hamur ve mayanın karıştırılmasıyla özel bir ekmek yapılır, bu ekmek yeni ailenin oluşumunu sembolize eder. Düğünde gelin, içinde bozuk para, çiğ yumurta ve buğdayın olduğu bir tabağı başının üzerinden geriye doğru atar ve arkasına bakmaz. Tabak ne kadar küçük parçalara ayrılırsa o kadar iyi demektir. Davetliler gelin ve damat üzerine bozuk para, şeker ve buğday atarlar. Gelinin annesi damatla gelinin geçeceği yere beyaz uzun bir örtü serer ve örtünün üzerine “zdravet” denilen çiçeklerden serper. Ayrıca gelinle damada somun ekmeği verilir, hangisi bu ekmekten daha büyük parça koparırsa evde onun sözünün geçeceğine inanılır. Bir inanışa göre de henüz evlenmemiş iki gelin adayının yolda karşılaşması uğursuzluk kabul edilir, çünkü birbirlerinin mutluluğunu çalacakları düşünülür.

PAKİSTAN

Ülkenin bazı bölgelerinde damat adayı kızın aile büyükleri tarafından sınavdan geçirilir. Bu sınav, aile büyüklerinin damat adayına akla gelebilecek tüm hakaret ve küfürleri etmeleri, damat adayının ise tüm bunlara katlanabilecek kadar soğukkanlı olmasına dayanmaktadır. Sınavdan başarıyla geçen genç evlilik iznini almış olur.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

:.. Neden trafik lambaları kırmızı/ sarı ve yeşildir? ..:

Neden trafik lambaları kırmızı/ sarı ve yeşildir?

Trafik ışıklan uygulaması, önceleri demiryollarının trenleri kontrol için uyguladığı sinyaller örnek alınarak başlamıştır. Demiryolları idaresi kırmızı rengi ‘dur’ sinyali olarak seçmişti. Kırmızı renk kan rengi olduğundan asırlar boyu tehlikenin, tahribatın ve ölümün simgesi olmuştur. Demiryolları ilk faaliyete geçtiği 1830′lu yıllarda ‘ikaz’ ışığının rengi yeşil, ‘geç’ ışığının ise beyazdı.
Bir süre sonra beyaz sinyal problem yaratmaya başladı. Beyaz renkli ‘geç’ sinyali diğer sokak lambaları ile karıştırılabili-yordu. Ama daha da kötüsü ‘dur’ işaretlerine konulan kırmızı mercekler yerlerinden düşünce ışık beyazlaşıyor, ‘geç’ sinyali olarak algılanıyor ve kazalara yol açabiliyordu.
Sonunda demiryolcular kırmızıyı ‘dur’, yeşili ‘geç’ san rengi de ‘ikaz’ sinyali olarak kullanmaya başladılar. Bilindiği gibi sarı, renk spektrumu içinde en göz alıcı renktir. Böylece makinist bir sinyalin bulunması gereken yerde beyaz ışığı görürse, bir şeylerin yanlış olduğunu anlıyor ve tedbirini alıyordu.
Karayollarına gelince, yollarda sadece atların ve at arabalarının bulunduğu tarihlerde bile dünyanın büyük şehirlerinde trafik sorundu. İlk trafik lambası otomobillerin ortaya çıkmasından çok önce 1868′de Londra’da kullanıldı. Gazla yakılan ve bir eksen etrafında döndürülebilen kırmızı ve yeşil lambalar bir yıl sonra patlayıp, kendilerini çeviren polisi de yaralayınca bu uygulama ortadan kalktı.
Ama öte yandan otomobillerin ortaya çıkması ve şehirlerde dolaşmaya başlamalarıyla birlikte durum iyice kötüleşti. Çeşitli şehirlerde değişik uygulamalar yapıldı. Demiryollarındaki uygulama örnek alındı ama demiryollarında birbirine paralel iki hat vardı. Bu sistem iki yolun kesiştiği kavşaklarda işe yaramıyordu.
Sonunda günümüzdekilere benzeyen ilk elektrikli otomatik trafik lambasını, ilkokul mezunu ve ABD’deki Cleveland’da otomobil sahibi ilk siyah olan Garrett Morgan geliştirdi. 1914′de ilk denemelerine başlayan Morgan 1923′de de patentini aldı. Morgan 1963′de ölümünden az önce patentini 40 bin dolara General Electric firmasına sattı.
Morgan’ın lambaları demiryollarına benzer şekilde bir ‘T’ üzerinde kırmızı ve yeşil iki lambadan ibaretti. Çok geçmeden ikaz anlamında sarı lamba da ilave edildi ve uygulama bütün dünyaya süratle yayıldı.
Aradan geçen yıllara rağmen sarı renk hala ‘ikaz’ anlamındadır ama günümüz sürücüleri onu ‘geç’ sinyali olarak algılıyorlar.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

:.. Görüp Görebileceğiniz En İlginç Yıldırım Resmi ..:

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu